Değerli okurlar;
Toplumsal Araştırmalar Merkezi (TAM) olarak, 1-3 Mayıs 2026 tarihlerinde uluslararası akademik faaliyetlerimiz kapsamında beşinci sosyal bilimler kongremizi başarıyla tamamladık. Bu yıl da yine Antalya’nın Kaş ilçesinde gerçekleştirilen kongremiz, önceki yıllarda olduğu gibi yüksek bir akademik disiplin, titiz organizasyon ve güçlü bir entelektüel zemin üzerine inşa edildi. Kongre, farklı üniversitelerden ve disiplinlerden 60’ın üzerinde bilim insanının katılımıyla gerçekleşti.

Kongrenin bu yılki ana teması “TÜRKOSFER” olarak belirlendi; bu çerçevede özellikle “21. yüzyıl Türkiye yüzyılı olacak mı?” sorusu ekseninde kapsamlı tartışmalar yürütüldü. Katılımcılar, değişen uluslararası sistem bağlamında Türkiye’nin jeopolitik konumu, bölgesel etkinliği ve küresel ölçekteki rolünü çok boyutlu olarak ele aldı; siyasi, ekonomik, kültürel ve iletişimsel perspektiflerden değerlendirmelerde bulunuldu. Bu bağlamda kongre, Türkiye’nin geleceğine yönelik stratejik öngörüler geliştirilmesine de katkı sağladı.
“TÜRKOSFER” kavramı, bugün Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevini yürüten Sayın Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson ile Emekli Kurmay Albay Celal Bek tarafından literatüre kazandırılan ve kuramsal çerçevesi oluşturulan önemli bir yaklaşım. Açılış oturumunda kavramın, müelliflerinden doğrudan dinlenmesi, katılımcılara hem teorik hem de uygulamaya dönük derinlikli bir perspektif sundu. Türkiye’nin ve Türk dünyasının bütüncül bir anlayışla yeniden değerlendirilmesine imkân tanıdı.
Kongremizin bir diğer önemli konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk’tü. Akademik kariyerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı görevini sürdüren ve daha önce Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcılığı ile İletişim Fakültesi Dekanlığı görevlerinde bulunan Prof. Dr. Türk, medya ve iletişim çalışmalarıyla Türk dünyası üzerine önemli katkılar sunmaktadır. Açılış oturumundaki konuşmasında “Türkaylaşmak” kavramı üzerinde duran Prof. Dr. Türk, Türkiye’nin özellikle gönül coğrafyasında artan yumuşak gücünü iletişimsel boyutlarıyla analiz etti ve bu etkinin kültürel diplomasi açısından taşıdığı önemi vurguladı.

Kongre süresince gerçekleştirilen oturumlarda sunulan bildiriler, hiç şüphesiz alan yazına önemli katkılar sunacak. Yazımın sonlarına doğru gelirken şunu özellikle belirtmek isterim: Uluslararası düzeyde bir kongrenin planlanması ve sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi, arkasında büyük bir ekonomik kaynak yoksa ciddi bir akademik kararlılık ve organizasyonel yetkinlik gerektirir. Toplumsal Araştırmalar Merkezi olarak bu süreci istikrarlı bir şekilde yönetmiş olmak, akademik camiada güvenilir ve saygın bir konum elde ettiğimizin somut bir göstergesidir. Beşinci kez başarıyla gerçekleştirilen bu kongre, TAM’ın bilimsel üretime katkı sağlama misyonunun güçlü bir tezahürü olarak görülmelidir.
Bu doğrultuda, önümüzdeki yıllarda da benzer akademik platformları daha da geliştirerek sürdürmek; Türk dünyası başta olmak üzere küresel ölçekte bilimsel iş birliklerini artırmak ve disiplinlerarası çalışmaları teşvik etmek temel hedeflerimiz arasındadır. Kongremize katılan ve katkı sunan herkese şahsım, Genel Direktörümüz Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi ailem adına teşekkür ederim.